Aamir Khan’nın başrolünü aldığı bu öğrenci komedi ve draması hayata farklı bir bakış açısı ile bakmanızı sağlayacak.

Okulun ve öğrencilik hayatının zorluklarına değinen ve sistemdeki yanlışları eleştiren 3 Aptal, bir öğleden sonra keyfinizi yerine getirebilir ve bunu yaparken de unutulmayan müzikleri ve danslarıyla, anlattıklarıyla sizi düşüncelere daldırabilir. Üniversite sınavına koşturuken izlenebilecek, telaş içindeyken izlenebilecek kısacası hayatın her anında bize ışık tutabilecek bir film.

3 Idiots, 2009 yapımı bir Bollywood filmi. Başrolünü Aamir Khan'ın üstlendiği filmin yönetmenliğini Rajkumar Hiranı, senaristliğini de Vidhu Vinod Chopra, Abhijat Joshi ile beraber yapıyor. İzlerken hem düşündürmeyi hem de güldürmeyi başaran film, IMDb’de 8.4 puanla IMDb top 250'de 85.sırada. Rotten Tomatoes’ta da 93 puan alıyor.

3 Idiots Fragman 

3 Idiots’ta Neler Görüyoruz?

Film, Hindistan’daki en iyi mühendislik okulunda okuyan 3 mühendislik öğrencisinin hayatını konu alıyor. Film başlangıcından itibaren karakterlerimizin tipik özelliklerini görmeye başlıyoruz. Aslında kendi eğitim hayatımızdan da olan birçok karakteri bulabiliyoruz. Film hayatın içinden ve basit anlatımla sesleniyor bize buradan da görebileceğimiz gibi. Çok çalışkan ve rekabetçi öğrenciler, düşük puan almaktan korktukları için daha da düşük puan alanlar, aslında okumak istediği bölümde olmayanlar, başkalarının ayakkabılarına girmeye çalışırken kendi yaratıcılıklarını unutanlar…

Filmin girişinde önce Fahran ile tanışıyoruz, Fahran şu an eğitim sistemi ve ailelerin baskıcı yapısından dolayı her yerde olan bir karakter. Fotoğrafçı olmak isteyen Fahran canla başla uğraşıp hiç de istemediği bir bölüme ‘’başarılı’’ olarak geliyor.

Sonrasında Raju ile tanışıyoruz, düşük gelirli bir ailenin çocuğu olan Raju gerçekten de istediği yerde ama orada olamamak korkusundan dolayı bulunduğu yerden bir türlü ilerleyemiyor. Raju bizim de etrafımızda görebileceğimiz bir karakter, düşük gelirler ve bütün olanaksızlıklarla elinden geleni yapmaya çalışan ve başarısızlıktan ölümüne korkan birisi. Asıl istediği mühendis olmakken hayattın ondan istediğinin ‘’diploma’’ olduğunu düşünen ve hayatında başka bir kapı görmediği için sıkıca elindekilere bağlanan bir öğrenci.

Filmin başından da ‘’aykırılığı’’ bize açık bir şekilde yansıtılan Rancho ise bu eğitim sisteminin ‘’yetiştirdiği’’ bir öğrenci değil. Mühendisliği kazanacağı para için istemeyen, okulun kazanarak değil ‘’tercih ederek’’ gelen Rancho film boyunca hem bu üç aptalın arasındaki hem de okulumuzdaki en mutlu ve aykırı öğrenci olacak. Film boyunca bu üç aptalın birbirilerine kattıklarını ve otorite ile baskı ile mücadelelerini göreceğiz.

Eğitim Sistemi ile İlgili Fikirlerinizi Değiştirecek Bir Yapım

Filmin en çarpıcı sahnelerinden birinde. Rancho karakterimize oldukça benzeyen, tutkusu mühendislik olduğu için orada bulunan bir karakterimiz var. Joy, tam bir mühendislik tutkunu hatta o kadar tutkun ki buna, sürekli bununla ilgileniyor lakin babasının hastalığından dolayı final sınavını yetiştiremeyen Joy bu durumu müdür beyle yani Viru ile konuşuyor. Zor durumdaki öğrencisine sıfır tolerans gösteren Viru babasını arayıp bu yıl mezun olamayacağını söylemesi gerektiğini söylüyor. Burada Viru’nun söylediği oldukça düşündürücü bir cümle var.

Viru,

‘’Yemek yemeyi kestin mi? ‘’

Joy

‘’Hayır.’’

Viru,

‘’Banyo yapmayı kestin mi?’’

‘’Çalışmayı neden kestin?’’

‘’Pazar öğleden sonraydı, oğlum trenden düşüp öldü. Pazartesi ben gelip ders anlattım.’’

Sistemin bizi nasıl robotlaştırmaya çalıştığının ve bu konuda ne kadar ısrarcı olduğunun bir belirtisi ve aynı zamanda bu sisteme güçlü bir eleştiri…

Müdür bey, eğitim sistemindeki neredeyse bütün baskıcı ve köreltici tarafı gözler önüne seriyor. Filmin başından sonuna kadar eğitimden, öğretimden değil de yarıştan ve birinci olmaktan bahsediyor. Tıpkı bizim de üniversite sınavlarında, okul sınavlarında yüksek almaya çalışırken yarış atı gibi hareket ettirilmemiz gibi. Sistemin bize bir şeyler öğretip onu nasıl uygulayacağımızı göstermekten ziyade bizi birer yarışçıya, birer robota çevirdiğini açık bir dille ifade ediyor.

Filmin ilerleyen kısımlarında Joy’un intihar ettiği görüyoruz. Yine eğitim sistemine ve gençler üzerindeki akıl dışı baskıya güçlü bir eleştiri görüyoruz.

Tabi bunları eklemişken yine kaliteli bir eleştiri içeren unutulmaz bir film müziğini eklememek olmaz.

Eğitim Sistemi Yaratıcılığımızı Köreltiyor Mu?

Film tam da sorgulamamızı istediği kısım bu. Acaba eğitim sistemi bizi ‘’herkesleştiriyor’’ mu?  Film boyunca her öğrenciye tavrı aynı olan bir müdür, bir sürü öğretmen görüyoruz. Doğduğu gibi mesleği seçilen bebekler; çocuklarının ne yapacağını, neyde iyi olduğundan veya ne yapmak istediğinden daha önemli gören aileler… Her öğrenci farklıyken neredeyse hepsinden benzer şeyler istenmesi ne kadar mantıklı? Herkes disiplinle mi verimli olur? Herkes aynı şeylere ilgi duyabilir mi?

‘’İnsanların gerçek tutkuları vardır!’’ diye bağrıyor adeta film. Bir kere bile öğrendiğimiz şeyleri uygulamayışımıza, bize sadece teorik bilgi veren eğitim sistemine, merak duygumuzu öldürüp yerine rekabet koyan bu sisteme bir isyan bayrağı çekiyor. Eğitim sisteminin sadece yaratıcılığımızı değil bir yerde karakter gelişimimizi de körelttiğini bize açık açık gösteriyor. Biz de fark etmiyor muyuz, paylaşımcı birisiyken içinde bulunduğumuz rekabet ortamı yüzünden bencil insanlara dönüşmeye başladığımızı? Hepimizi birinci yapmaya çalışan birileri elbet olmuştur, biz de hep bir şeylerde en iyi olmaya çalışmıyor muyuz? Gerçekten üniveriste sınavında en iyi notu alan kişi olmak istiyor muyuz? Gerçekten bölüm birincisi olmak istiyor muyuz?

Viru,

"Aya ilk ayak basan adam kimdi? Neil Armstrong belli ki. Bunu hepimiz biliyoruz ama ikinci adam kimdi? Vaktinizi boşa harcamayın. Önemli değil. Kimse ikinci olan adamı hatırlamaz."

Peki bu doğru olsa da biz gerçekten birinci kişi olmak istiyor muyuz? Bu bütün hayatımızı buna adamaya değer mi? Toplum birinci kişi olmamızı istiyor diye asıl olmak istediğimiz kişiyi unutmak sadece yaratıcılığımızı değil kişiliğimizi de köreltmez mi? Film bir yerlerde bunlara evet, bir yerlerde ise hayır diyor. Tamamen hayat gibi yani, ne siyah ne beyaz ikisinden de biraz.

Rancho’dan Öğrenebileceklerimiz

Okulun en başarılı öğrencisi ve aynı zamanda film boyunca herkesin hayatına biraz biraz dokunanan Rancho bize çok şey anlatıyor. Okulun öğrenmek için olduğuna, diploma için olmadığına dair uzunca bir hikaye anlatıyor. Dönüp baktığımızda neyi neden okuduğumuzu dahi sorgulatacak bir aşkla mühendislik bölümünü okumuyor, o aşkla mühendisliği öğreniyor.

Aslında okulun yarışının telaşında öğrenmeyi, merak etmeyi ve öğrendiklerimiz ile yapabileceklerimizi unutuyoruz. Okulun öğrenme yerinden çok yarış mekanı olmasına karşı çıkan Rancho, aykırı bir öğrenci. Aslında burada hem ‘’aykırı’’ olmanın kötü bir şey olmadığını hem de bu aykırılığının bize neler katabileceğini öğreniyoruz.

Rancho, bizim kalıplarımızdaki bir öğrenciden çok meraklı ve tutkulu bir insan. Kalıplaşmış öğretim biçimlerinin herkese uygun olmadığını fark edip kendi öğrenme biçimini bulan ve buna sahip çıkan bir insan. Rancho bize gerek sisteme karşı çıkması, gerek tutkusunun peşinden gitmesiyle, kendimize ve tutkularımıza sahip çıkmamız gerektiğini söylüyor. Öğrenmek için toplumun gözünde ‘’iyi öğrenci’’ olmaya, korkmaya gerek olmadığını sadece öğrenmek istememizin gerektiğini hatırlatıyor. Bununla ilgili yine filmimizde oldukça güçlü bir sahne var.

Viru ile Rancho eğitim üzerine konuşurken Viru sinirleniyor, Rancho’yu sınıfa getirip o zaman dersi sen öğret diyor. Rancho, tahtaya iki kelime yazıp sınıfa 10 dakika içinde anlamlarını bulmalarını söylüyor. 10 dakika sonra ise şöyle bir diyalog geçiyor: 

Filmin sonunda Rancho yine mühendislik tutkusu ile seyirciyi şaşırtıyor lakin filmin sonunu söylemeyeceğim.-Biz dili kullanıyoruz: söylemiyoruz gibi.

3 Idiots'un Bollywood’daki Yeri

2009 yapımlı bu film Bollywood sinemasının o zamana kadar çekilen en yüksek hasılatlı filmi. Ayrıca IMDb top 250 listesinde yer alan sayılı Bollywood filmlerinden biri olarak Bollywood’daki özel yerini koruyor. Yaptığı eleştirilerin gücü ile başka yapımlara da cesaret veren bu film aslında bir başlangıca imza atmış oluyor. Aamir Khan gibi usta isimleri bir arada toplayıp gişe rekoru kıran bu film aynı zamanda müthiş müzikleri ve hala akıllardan silinmeyen ‘’Aal izz well’’ mottosu ile Bollywood’un parlayan yıldızlarından sadece biri.

Aal Izz Well

Kaynakça

https://www.rottentomatoes.com/m/3_idiots

https://www.imdb.com/chart/top/

https://www.imdb.com/title//tt1187043

https://www.the-numbers.com/movie/3-Idiots

https://en.wikipedia.org/wiki/3_Idiots


BENZER YAZILAR

Bir Solukta İzlenilecek 3 Dizi Önerisi

İzlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınız üç güzel dizi önerisini sizler için derledik; Lucifer, Poldark ve 11.22.63. dizilerin fragmanları, konuları, müzikleri ve oyuncuları ile ilgili her şey yazımızda bulunuyor. Keyifli okumalar.

My Arhcitect: Mimar Babam (Louis Kahn’a Bakış)

En iyi belgesel Oscar'ına aday gösterilen belgesel ve Louis Kahn hakkında bilgiler


Paylaş