“Bir gün herkes on beş dakikalığına ünlü olacak” sözüyle akıllara kazınan, popüler kültürün dahisi Andy Warhol’un sansasyonel yaşamı.

 

 “Sanatçı, insanların ihtiyaç duymadığı şeyleri üreten ve bu şeyleri onlara vermenin iyi bir fikir olduğunu düşünen kişidir.”

Andy Warhol, 1960'lara damga vuran Pop Art hareketinin öncü ismidir. Ressamlığın yanında tasarımcılık, yönetmenlik, yazarlık ve prodüktörlük yapan Warhol, çok yönlülüğü ve sıradışı görüşleriyle her zaman dikkat çeken bir isim olmuştur.

Warhol’un Erken Dönemi : Andrew Warhola

Andrew Warhola, 6 Ağustos 1928'de Pennsylvania'da doğdu. Warhol'un ailesi Slovakyalı göçmenlerdi. Sekiz yaşındayken St. Vitus'un Dansı olarak da bilinen Sydenham Koresi hastalığına yakalandı. Birkaç ay boyunca yataktan çıkamayan Warhol, annesinden ilk çizim derslerini aldı, böylece çizim onun için tutku haline geldi. 1949 yılında üniversiteden mezun olduğunda ticari sanatçı olarak kariyer yapmak için New York'a taşındı. Aynı zamanda “Andy Warhol” olmak için soyadının sonunda "a" yı düşürdü. Eylül ayında Glamour dergisinde işe başladı. Bu dönemde çizimlerinde lekeli çizgi tekniğini kullanarak özgün bir tarz yaratmıştı.

Pop Art ve Warhol 

Pop art, Avrupa'ya savaş getiren siyasi ve kültürel durumu iğneleyici şekilde ele alan dadaizmin soyundan geliyordu. İlk olarak İngiltere’de ortaya çıkan hareket daha sonra Amerika’da hızla yayıldı. İngiliz sanatçı Richard Hamilton pop sanatını "popüler, geçici, harcanabilir, düşük maliyetli, seri üretimli, dikkat çeken" olarak nitelendiriyordu.

Pop art, son derece soyut ekspresyonizmin hakimiyetinden sonra daha nesnel, evrensel olarak kabul edilebilir bir sanat formuna dönüşü temsil ediyordu. Ayrıca hem geçmişin “yüksek sanatının” üstünlüğünü hem de diğer çağdaş sanatların iddialarını reddetmişti.

Warhol da kariyerinde ticari sanata odaklanmıştı. Felsefesi sanatta fabrikasyon üretim fikri üzerine kuruldu. Kariyerinin erken dönemlerinde illüstratör olarak çalıştıktan sonra, çalışmalarını dergilere satmaya devam etti, Mercedes-Benz ve Coca Cola gibi markalar için reklam kampanyaları yürüttü. Aynı zamanda serigrafi tekniğini ilk kez tuvale uygulayan kişiydi.

Campbell’in Çorbaları

“Popüler her şeydir, her şey popülerdir.”

Sanatında seri üretimin ticari objelerini kullanan Warhol’un en bilinen eserlerinden biri 1962’de "Campbell çorbaları" için yaptığı reklam çalışmasıdır. Günlük tüketim ürünlerinin bu küçük kanvas üzerindeki çalışmaları, hem Warhol isminin hem de pop sanatının Amerika’da hızlıca duyulmasını sağladı. Ayrıca bu çalışması, o dönemde satılan en pahalı sanat eseri olacaktı.

Warhol’un Portreleri

 “Mona Lisa, bir muz veya Hans Rittman’ın gözlükleri… Neyi gösterdiğin önemli değil. Yeter ki pop olsun.”

Popüler olan her şey Warhol’un ilgi alanına giriyordu, popüler kültürde her şey satın alınabilir veya sanatın konusu olabilirdi. Dönemin ikonik yüzleri de eserlerinin konusu olmuştu. Warhol’dan portrelerinin yapılmasını isteyenler arasında İran Şahı Rıza Pehlevi, Brigitte Bardot, John Lennon gibi isimler vardı. Warhol çalışmalarında aynı görseli defalarca yan yana koyarak görselin tek başına yarattığı etkiyi yıkıyordu. Sanatçının en ünlü portesi şüphesiz popüler kültürün ikonik yüzü Marilyn Monroe’uydu. Monroe’nun yüzünü yan yana koyarak insanlarda oluşturduğu algıyla oynuyordu. Monroe’nun portresi 20. yüzyılın Mona Lisa’sı olarak tanımlanacaktı. Warhol’un bir diğer ünlü portresi "Eight Elvises", 2008'de 100 milyon dolara satıldı ve dünya tarihinin en pahalı eserlerinden biri haline geldi.

Fabrika

1964 yılında Warhol New York’ta "Fabrika" olarak bilinen kendi sanat atölyesini açtı.  Atölyenin adı Warhol’un fabrikasyon sanat eseri üretme felsefesine dayanıyordu. Fabrika hızla ünlü isimlerin vakit geçirdiği, kentin önde gelen kültürel mekanlardan biri oldu. Bu dönemde atölye birçok partiye ev sahipliği yapmıştı. Warhol sosyalleşme ve eğlence düşkünlüğü için “Ben sosyal hastalığı olan bir insanım. Bu yüzden her gece dışarı çıkmalıyım. Eğer bir gece bile evde kalırsam köpeklerimle dedikodu yapmaya başlarım.” demişti. O dönem sık sık atölyeye gelen The Velvet Underground’un vokalisti Lou Reed, Warhol’un yakın arkadaşıydı. Sanatçı punk etkisini sanat görüşüyle birleştirerek, 1967'de The Velvet Underground & Nico albümünün ikonik kapağını tasarladı ve grubun adının duyulmasında büyük rol oynadı.

Suikast Girişimi

Warhol 1968 yılında SCUM Manifesto editörü Valerie Solanas tarafından vuruldu. Solanas daha önce Warhol’un birkaç filminde rol almış, filmini çekmesi için ona bir senaryo vermişti. Warhol’un filmi çekmemesi üzerine atölyesine giderek sanatçının ciddi şekilde yaralanmasına sebep olacak suikast girşiminde bulundu. Warhol’un öldüğü ilan edilmişti ama beş saatlik bir operasyonla kurtarıldı. Yaşadığı durum Warhol'u derinden etkiledi, Andy Warhol'un Felsefesi kitabında şöyle yazmıştı, "- Her zaman hayatı yaşamak yerine televizyon izlediğimden şüphe duyuyordum. Vurulduğum andan sonra televizyon izlediğimden emin oldum. Aslına bakarsanız yalnızca kanallar değişiyor, ama her şey televizyon. ”

Sinema ve Warhol

 “Birisinin yazdığı kitabı okumaktansa, kendine iç çamaşır alışını seyretmeyi tercih ederim.

Warhol 1970'lerde diğer medya türlerini keşfetmeye devam etti. Andy Warhol'un Felsefesi (A'dan B'ye ve Tekrar Geri) ve Sergiler gibi kitaplar yayınladı. Warhol kariyeri boyunca 60'tan fazla film üretmişti. Bunlardan en ünlüleri şair John Giorno'yu altı saat boyunca uyurken tasvir eden Sleep, sekiz saat boyunca Empire States binasını görüntülediği Empire ve 45 dakika boyunca mantar yiyen bir adamı gösteren Eat filmidir. Filmleri  hakkında “Benim filmlerimi izlerken tuvalete gidebilir, sigara molası verebilir, dolaşıp gelebilirsiniz ve hiçbir şey kaçırmazsınız” demişti.

15 Dakikalık Şöhret

“Bir gün herkes on beş dakikalığına ünlü olacak”

Warhol, “On Beş Dakika Şöhret” fikrini öne sürmüştü. Akıllardan çıkmayacak olan bu söylemi ilk olarak bir sergiye hazırladığı program kitapçığında kullanmıştı. Hatta daha sonra televizyon dünyasına giriş yaparak 1985-1987 yılları arasında MTV’de “Andy Warhol’un On Beş Dakikası”  programını yayınladı.

Ölümü

Yaşamının son döneminde safra kesesi ile kronik sorunlardan muzdaripti. 20 Şubat 1987'de New York Hastanesi'ne kaldırıldıktan sonra iyileşiyor gibi görünüyordu. Ancak ani kalp durmasıyla sonuçlanan komplikasyonlar yaşadı ve 59 yaşında hayata veda etti.

Warhol Etkisi

 “Normalde sizi sıkan küçük şeylerin sizi aniden heyecanlandırmasına izin vermelisiniz.”

Warhol'un sanat algısı sadece etrafındaki insanları etkilemekle kalmadı, dönemin sanat anlayışında devrim yarattı. Jean-Michel Basquiat, Francesco Clemente, David Bowie ve Keith Haring gibi sanatçıları doğrudan etkiledi. Sanat eleştirmeni Arthur Danto, Warhol için “sanat tarihinin ürettiği dahiye en yakın şey” demişti. Popüler kültürde her şey hızla tüketilip yitse de Warhol ismi ve yarattığı etki hala popülerliğinden bir şey kaybetmedi, ilham vermeye devam ediyor.

Kaynaklar:

 https://www.dazeddigital.com/artsandculture/article/33777/1/your-ultimate-guide-to-andy-warhol

https://www.biography.com/artist/andy-warhol

https://www.warhol.org/art-and-archives/

https://www.tate.org.uk/art/art-terms/p/pop-art


BENZER YAZILAR

Fırtına Anı/ Uzay-Zaman Kırılmaları

İspanyol sinemasına giriş niteliğinde bir film incelemesi.

Eski Kulağı Kesiklerden : Vincent van Gogh

Değeri öldükten sonra anlaşılan, 19. yüzyılın en büyük ressamlarından Vincent van Gogh’un kendi kulağını kesme sebebi ile ilgili türlü rivayetleri içinde barındıran hayat hikayesini ele alacağız.


Paylaş