Nero’nun Roma’daki Altın evi olarak bilinen görkemli bir saray kompleksi ve özellikleri

Domus Aurea Saray Kompleksi'ne Genel Bakış

Domus Aurea Koridoru

Nero’nun Roma’daki Altın evi olarak bilinen Domus Aurea, Roma’nın en kötü şöhretli imparatorlarından birinin vahşi partilerine ev sahipliği yapmış görkemli bir saray kompleksiydi. 

İnce duvar boyası ve en güzel mermer dekorasyonlarının yanı sıra, bina aynı zamanda yükselen kubbeleri, döner tavanları, süs çeşmeleri ve hatta duvarlardan aşağı akan şelaleleri ile harikulade bir mekan olmayı başarıyordu.

Kötü şöhretli anılmasının yanı sıra Nero, şehri daha güzel bir şekilde yeniden inşa edebilsin diye, aynı zamanda büyük Roma yangınını kasten çıkarmakla suçlanan bir imparatordur. Aventine ve Palatine tepelerinin geniş alanlarını tahrip eden bu yıkıcı yangının ardından Nero, kendince insan gibi yaşayabileceği yeni bir saray inşa etme fırsatını değerlendirmeye karar verdi. Bu gösterişli ve devasa proje için çok büyük bir alana ihtiyacı vardı. Bu nedenle yangına yavaş tepki verdiği, muhtemelen başlattığı için de, dönemin popüler olmayan aristokratların sahip olduğu geniş arazileri ele geçirdi. 


 

Domus Aurea Mimari Özellikleri

Saray’ın inşası için Nero, Mimar Severus’a ve mimarinin ustaları olarak bilinen Mühendis Celer’e döndü. İç dekorasyon tasarımı için ise, çalışmaları yüzyıllar sonra bile incelenecek olan Famulus’a yöneldi.

Kompleksin en iyi korunmuş olan kısmı, ihtişamlı zevk sarayının görkemli doğasına işaret eden batı kanadıdır. 11 metre yüksekliğe kadar tavanlara sahip en az 140 odası olan iki kat bulunuyordu. Ana giriş, Güneş Tanrısı olarak 30 metre yüksekliğe sahip devasa bir yıldızlı bronz Nero heykelini barındırıyordu. Saray, park alanları ve bir göl tarafından daha da genişletilen 125 dönümlük geniş peyzaj bahçeleriyle çevriliydi.



 

Yeni Açılan Domus Aurea’daki bir ilham perisi heykeli

Zemin katın geniş alanları, tüm şekil ve boyutlarda şaşırtıcı bir labirent olarak düzenlenmiş, tüm duvarlar yaldızlı altın resimlerle süslenmiş ziyafet odalarına ayrılmıştı. Örnek olarak verirsek, batı kanadında en az 50 ziyafet salonuyla çevrili dikdörtgen bir avlu bulunuyordu. Muhtemelen cam mozaikle kaplı, beton kubbeli büyük, sekizgen bir oda vardı. Bu kubbe ve genel olarak yapıda tonoz için kullanılan beton, daha sonra Roma Mimarisinin ortak özellikleri haline gelecek olan yeniliklerdendi.

Romanın en dikkat çeken tarihçisi olarak bilinen Suetonius, yapıdaki kubbeli tavanlardan birinin ve hatta belki de odanın ünlü bir tasvirini bize sunuyor. “Gökler gibi gece gündüz durmadan dönen dairesel bir salonu vardı.” Suetonius ayrıca taşlarla kaplı duvarları, fildişi ve sedef süslemelerini, konuklara çiçek ve parfümler yağdıran tavanları anlatıyor.
Günümüzdeki teknolojilerle, sekizgen odanın restorasyon sonrası nasıl görüneceğine dair elde edilen resim.

Sekizgen salon her biri arka duvarlarından aşağı doğru uzanan bir şelaleye sahip beş yanda odalara açılıyordu. Yine başka büyük salonun 13 metre yüksekliğinde tonozlu tavanı süngertaşı ile kapatılarak mağara görünümünde yapılmıştır. Ayrıca yunan mitolojisinde deniz tanrısı Poseidon’la su perisi Thoosa‘nın oğlu Polyphemus’u tasvir eden bir mozaik taşıyordu. 

Yapıda oluşturulmak istenen yeraltı etkisi, duvarlardan aşağıya akan çeşmelerin eklenmesiyle, çevredeki diğer odalarda büyük havuzlarda toplanan su ile daha da güçlendirildi. Tüm bu harika özellikler ve aynı zamanda bunlara eşlik eden güneşlenme alanları, oturma odaları, erişim koridorları, servis odaları muhtemelen Doğu kanadında tekrarlandı veya en azından iki seviyeli büyük bir sütun dizisiyle birleştirildi. Ayrıca yapılan kazılar sonucu, suyun kullanımı Nero’nun konukları için burada düzenlenen eğlenceleri güçlendirmiş olabileceğine dair kanıtları ortaya çıkardı.

Domus Aurea'nın Kaybolan Eski İhtişamı

Nero’nun ölümünün ardından ve haleflerinin kendilerini bu popüler olmayan imparatordan uzaklaştırmak istemesiyle, bina terk edildi ve başka yerlerde yeniden kullanılmak üzere değerli mermerlerinin çoğundan arındırıldı. 

Yapının çoğu Trajan Hamamları gibi daha sonraki binaların temelleri altında kayboldu. Aynı şekilde bahçeler de inşa edildi, büyük göl kurutuldu ve üzerine Kolozyum inşa edildi.

Ortaçağ’daki haliyle Domus Aurea, bir zamanlar Roma’nın en gürültülü partilerine ev sahipliği yapıldığı yerin sakin bir zıtlığını barındırıyor.


iç mekan, oda, eski, bina içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu
 

Kaynaklar

https://www.ancient.eu/article/661/neros-golden-house-domus-aurea/ 

https://tr.wikipedia.org/wiki/Domus_Aurea

Fotoğraflar İçin ;

https://pixels.com/featured/domus-aurea-hallway-adam-rainoff.html

https://www.forbes.com/sites/duncanmadden/2018/07/14/see-seven-famed-ancient-ruins-restored-back-to-their-former-glory/#3b2c9d6a2db7

https://www.huffpost.com/entry/the-domus-aurea-in-rome-5-reasons-to-visit-neros_b_58cd45c9e4b0e0d348b343b8?ncid=engmodushpmg00000005

 


BENZER YAZILAR

Fuji Dağı

Fuji Dağı çok eski çağlardan beri Japon halkı tarafından kutsal sayılan bir dağ. Şinto inanışına göre Japonlar Fuji Dağının Tanrılardan biri olduğuna inanıyor.


Paylaş