Değeri öldükten sonra anlaşılan, 19. yüzyılın en büyük ressamlarından Vincent van Gogh’un kendi kulağını kesme sebebi ile ilgili türlü rivayetleri içinde barındıran hayat hikayesini ele alacağız.

"Eski kulağı kesiklerden’’ deyimi rivayete göre çoban köpeklerinden gelmektedir. Eski zamanlarda sürüyü koruyan çoban köpeklerinin kulakları, kurtlarla kavga ederken avantajlı konumda olsunlar diye kesilirmiş. Köpekler yaşlandığı zaman kulağı kesik ise gençliğinde ne kadar büyük bir kahraman olduğunu betimlemek için "eski kulağı kesiklerden’’ denirmiş. Bütün yaşamı boyunca psikolojik sorunlarla uğraşmasına rağmen hayatına 2.100 civarında eser sığdıran Vincent van Gogh da hem mecazen hem de fiilen eski kulağı kesiklerden.

Hazin Geçen Bir Çocukluk

1853 yılında Hollanda’da Protestan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Van Gogh’a bir yıl önce ölü doğan abisinin ismi olan Vincent adı verilir. Çocukluk yıllarını yatılı bir okulda geçirmek durumunda kalır ve terk edilmiş hissettiği için sürekli olarak eve geri dönmeye çalışır. 1868 yılının Mart ayında aniden eve döner. Sonraları kardeşi Theo’ya yazdığı bir mektupta, çocukluk dönemlerini "soğuk, kasvetli ve kısır’’ olarak tanımlar.

Çocukluğundan, ressam olmaya karar verdiği 1880 yılına kadar çok farklı meslekleri dener fakat hiçbirinde aradığı mutluluğu bulamaz. Küçüklüğünden beri zaman zaman sorunlardan kaçış yolu olarak kullandığı resim yapmayı meslek olarak edinmeye karar verir ve 27 yaşındayken tuvale resimler yapmaya başlar. İlk çalışmaları soluk renklerden oluşurken, 1886 yılında Paris’e taşınması ile birlikte İzlenimci akıma tepki gösteren arkadaşlar edinir ve resimlerini çok daha parlak renklerle süslenmeye başlar.

Portrait of Dr. Gachet - Wikipedia

Dr. Gachet Portresi, 1890

Psikiyatrik bir rahatsızlık olan, çocukluğundan beri süregelen, Psikoz ile uzun yıllar mücadele etmek durumunda kalır. Türlü halüsinasyonlar gören Van Gogh, delüzyonel inançlarını yenmeye çalışır. Uzunca bir süre akıl hastanelerinde tedavi görse de, kafasının içindeki sesleri susturamaz ve 27 Temmuz 1890'da resim yapmaya gittiği bir tarlada kendini göğsünden vurarak intihar girişiminde bulunur. 2.100 civarında eserinin çoğunu yaşamının son iki yılına sığdıran Vincent van Gogh, 37 yaşındayken 29 Temmuz 1980 gününde tedavi  gördüğü hastanede hayatını kaybeder.

Arles'teki Kırmızı Üzüm Bağı (The Red Vineyards near Arles),1888

En ilginç olan kısım ise, intihar etmesinden sonra üne kavuşan ve "yaşarken anlaşılamamış dahi" olarak lanse edilen bu ünlü ressamın 37 yıllık yaşamı boyunca satılan ilk ve tek tablosu ise "Kırmızı Üzüm Bağı" adlı eseri olur.

Kulağını Neden Kesti?

Kulağını kesmesinin kesin sebebi bilinmemekle beraber, bununla ilgili çok farklı rivayetler öne sürülmüştür. Bunlardan ilki çok tahmin edilebilir bir sebep olan, bir ressamın sanatını icra edebilmesi için bir kulağa ihtiyacı yoktur, inancına sahip olmasıdır. Fazladan sesler beynini yorduğu için kulağını kestiğine inanan büyük bir güruh vardır.

Bir diğer inanışa göre, kardeşi Theo’nun evleneceğini konu edinen bir mektup alan Vincent, kendisini artık tamamen yalnız kalmış hisseder ve bunalıma girerek kulağını keser.

Başka bir rivayete göre, Van Gogh’un hayattaki tek dostu, kendisi gibi ressam olan Paul Gauguin ile arasında Rachel adında bir kadına olan hislerinden ötürü büyük bir  kavga çıkar. Bu tartışmadan sonra Gauguin, Van Gogh’un sol kulağını keser ve polise de Van Gogh’un kulağını kendi kendine kestiğini söyler. Çok sevdiği arkadaşını korumak için sessiz kalan Van Gogh ise bu olayı kabullenir ve dostu ile bir daha hiç görüşmez. Bu olaydan 7 ay sonra intihar eden Vincent’in dostuna olan kırgınlığının hiç geçmediği, intihar etmesinin en büyük sebebinin de bu olduğu düşünülmektedir.

En çok kabul gören hikayeye göre ise, sevgilisi Rachel’e en çok neresini sevdiğini sorması üzerine kulak cevabını alır. Bu cevaptan günler sonra bir bez içinde, kesik kulağını ona hediye eder.

En Çok Bilinen Eserleri

Arles’deki Yatak Odası (Bedroom In Arles), 1889

Yıldızlı Gece (The Starry Night), 1889

Ayçiçekleri (Sunflowers, 12 Sunflowers In A Vase), 1888

Van Gogh eserlerinin dünyaca tanınmasına katkıda bulunan Jo van Gogh Bonger ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

 
Kaynakça 

Dorn, Roland; Leeman, Fred (1990). Költzsch, Georg-Wilhelm (Ed.). Vincent van Gogh and the Modern Movement, 1890–1914.

Hemphill, R.E. (1961). The illness of Vincent van Gogh. The Proceedings of the Royal Society of Medicine.

Gayford, Martin (2006). The Yellow House: Van Gogh, Gauguin, and Nine Turbulent Weeks in Arles.

Druick, Douglas; Zegers, Pieter (2001). Van Gogh and Gauguin: The Studio of the South. Thames & Hudson.             

Arnold, Wilfred Niels (1992). Vincent van Gogh: Chemicals, Crises, and Creativity.


BENZER YAZILAR

92. Oscar Academy “En İyi Film” Adayları Belli Oldu

Dünyanın en prestijli sinema ödülü olan Oscar Academy Ödülleri'nin en büyük ödülü olan "En iyi film" kategorisinin adayları belli oldu. 

Devil Wears Prada Film Eleştirisi

Devil Wears Prada filminin detaylı eleştirisi, moda dünyasının çarpıcı arka yüzü, Meryl Streep'in oyunculuğu, Anna Wintour ve Vogue dergisinin filmle ilişkisini inceledik.


Paylaş