Sarkazm nedir? Edebiyatta örnekleri nelerdir?

 

Sarkazm yada Alaycılık, Fransızca sarcasmor yani alaycı kelimesinden ve "dişleri gıcırdatmak" anlamına gelen Yunanca “sarkazein” kelimesinden türetilmiştir. Basit bir deyişle “acı konuşmak” anlamına gelir.

Genel olarak sarkazm, genel anlamın konuşmacının alay yoluyla söylemek istediğinden farklı olmasıdır. Sarkazm, aynı anda birini veya toplumun bir bölümünü eğlendirmek veya iğnelemek amacıyla, genellikle hiciv veya ironik sözlerle alay etmek için tasarlanmış edebi ve retorik bir araçtır. Örneğin:

I didn’t attend the funeral, but I sent a nice letter saying I approved of it.” (Mark Twain) yani direkt çeviri olmasa da “Cenazeye katılmadım ama bunu kabullendim” anlamına gelen bu deyiş bir sarkazma örnektir.

Sarkazm Türleri

Alay genellikle ses tonuna göre değişir. Yedi türü vardır:

1. Kendini Küçümseyen Alaycılık (Self-Deprecating Sarcasm) - Bu iğneleme çeşidi abartılı bir aşağılık ve değersizlik duygusunu ifade eder.

2. Düşünceli Alaycılık (Brooding Sarcasm) - Bu eleştiride konuşmacı kibarca bir şeyler söyler fakat, konuşmasının tonunda belirgin bir acı vardır.

3. İfadesiz Alaycılık (Deadpan Sarcasm) - Duygu veya kahkaha olmadan ifade edilir ve dinleyicide konuşmacının, şaka mı yoksa alay mı ettiğine dair şüphe uyandırır.

4. İncelikli Alay (Polite Sarcasm) - Dinleyiciler, ancak biraz düşündükten sonra konuşmacının nazik sözlerinin alaycı bir söylem olduğunu anladıklarında incelikli bir alaycılık yaptığı söylenebilir.

5. Olumsuz Alaycılık (Obnoxious Sarcasm) - Bu tür alaycılık, konuşmacının insanların suratına yumruk attığı hissiyatını verir. Çok komik değildir ve rahatsızlık hissi oluşturur.

6. Taşkın Alay (Manic Sarcasm) - Bu tür alaycılık, konuşmacının delirmiş gibi görünmesine neden olan sahte mutlu bir ruh hali içindeymiş gibi ifade edilir.

7. Abartılı Alaycılık (Raging Sarcasm) - Bu tür iğneleme, esas olarak abartmaya ve şiddetli tehditlere dayanır.

Edebiyatta Sarkazm Örnekleri

William Shakespeare iğnelemeleri

Julius Caesar

“Friends, Romans, countrymen, lend me your ears;

I come to bury Caesar, not to praise him.

The evil that men do lives after them;

The good is oft interred with their bones;

So let it be with Caesar. The noble Brutus

Hath told you Caesar was ambitious:

If it were so, it was a grievous fault,

And grievously hath Caesar answer’d it.

Here, under leave of Brutus and the rest–

For Brutus is an honourable man;

So are they all, all honourable men–

Come I to speak in Caesar’s funeral.

He was my friend, faithful and just to me:

But Brutus says he was ambitious;

And Brutus is an honourable man…”

 

“Dostlar, Romalılar, yurttaşlar, dinleyin;
Ben Caesar’ı yermeye geldim, övmeye değil.

İnsanın ettiği kötülük yaşar ardından,
İyilikleriyse toprağa girer kemikleriyle.

Bırakın, öyle olsun caesar için de.
Soylu Brutus muhteris dedi Caesar için:
Öyle idiyse, ağır bir suç bu,
ve Caesar bütün ağırlığıyla ödedi suçunu.
Burada Brutus ve ötekilerinin izniyle
(Çünkü Brutus şerefli bir insandır,
Ötekiler de öyle, hep şerefli insanlardır)
Konuşmaya geldim Caesar’ın cenazesinde.
Dostumdu; vefalı ve dürüsttü bana karsı;
ama Brutus muhterisdi diyor:
Brutus şerefli bir insandır…”

Markus Antonius bu konuşmasında "onurlu adam" ifadesini defalarca kez kullanıyor, ancak Brutus’un Sezar’ı öldürme eylemleri kesinlikle onurlu değildi. Bu cümleyi sürekli tekrar etmesi, Sezar’ın onursuz ölümüne ve “onur” kelimesinin tamamen sarkazm olarak kullanılmasına bir örnek.

Hamlet

“Thrift, thrift, Horatio! The funeral bak’d meats did coldly furnish forth the marriage tables.”

“Tasarruf, Horatio, tasarruf. Cenaze için pişen etler, / Düğün sofrasında soğuk verildi”

Oyun boyunca  Hamlet'i en çok rahatsız eden konu, annesinin amcasıyla olan evliliğidir. Horatio ile alaycı bir şekilde konuşurken Hamlet, bu ifadeleri kullanarak aslında saçma olan olayları özetlemiştir.

Romeo and Juliet 

“o romeo romeo wherefore art thou Romeo”

“Ah Romeo sen neden Romeosun”

Juliet alaycı bir şekilde Romeo'ya adının neden Romeo olduğunu sorduğunda, bu oyundaki ana çatışma da aslında budur, çünkü aileleri düşman olduğu için asla birlikte olamamışlardır. Yani Juliet’in verdiği bir başka örneğe bakacak olursak, “Gülün adı "Gül" olmasaydı da yine gül kendisi gibi kokmaz mıydı yine güzel görünmez miydi.”

Robert Frost iğnelemeleri

Mending Walls 

“Good fences make good neighbors.”

“İyi yapılmış çitler, iyi komşular yaratır”

Şiirde iki komşunun ilişkisine güzel bir iğneleme yapılmaktadır. Şiirde her kış çok kar yağıp aralarındaki çit yıkıldığı için evlerinin arasına bu çiti yeniden ve yeniden ören iki komşu vardır. Duvar örme işi komşuları bir araya getirmekte ve iletişim kurmalarını sağlamaktadır. Bir komşu diğer komşuya yukarıdaki lafı ederken gerçek anlamıyla iyi bir çit yapmanın iyi ilişki kurduğunu söylemektedir ancak yazar bir yandan evlerin arasına çekilen çitlerin yani, uzak kalmanın daha iyi komşuluk ilişkileri kurulmasına dair iğneleme yapmaktadır.

Road not taken (Gidilmeyen Yol)

“Two roads diverged in a wood, and I,

I took the one less traveled by, and that has made all the difference.”,

"Bir ormanda ikiye ayrıldı yolum, ben ise daha az kişinin gezdiği yolu tercih ettim ve bu büyük bir fark yarattı."

 Şair burada iki yoldan bahsediyor; biri insanlar tarafından çok sık gezilmeyen diğeri ise büyük bir çoğunluk tarafından seçilen yol. Şair, daha az gidilen yolu seçmiştir. Frost, büyük bir fark yaratan bu yolu seçtiği için pişmanlık duyduğunu alaycı bir görüşle belirtmiştir.

Geoffrey Chaucer iğnelemesi

Canterbury Tales

“A FRERE ther was, a wantown and a merye,

A limitour, a ful solempne man,

So muche of daliaunce and fair langage.

He hadde maad ful many a mariage

Of yonge wommen, at his owne cost.

Ful wel biloved and famulier was he

With frankeleyns over-al in his contree,

He wiste that a man was repentaunt.

For many a man so hard is of his herte…”

 

"Bir erkek kardeş vardı, bir soluk şehir ve bir deniz,

Bir sınır çizgisi, ciddi bir adam,

Dili kibar ve adil.

Ne pahasına olursa olsun,

Birçok genç kadınla uğraştı.

Çok sevilirdi ve meşhurdu

Frankeleyns ile tartışmasında,

Bir erkeğin kibirli olduğunu söylerdi.

Çoğu için bu kadar sert bir adam onun kalbidir ... "

Chaucer burada keşişin karakterini alaycı bir şekilde anlatıyor. Keşiş, kasabanın zenginlerinden rüşvet alan bir din adamıydı. Günah çıkarmadan aldığı parayı eğlenceye ve kadınlara kullanır, insanları umursamazdı.

Sarkazm’ın İşlevi

Sarkazm birçok amaç için kullanılabilir. Ancak çoğu durumda savunma mekanizması olarak kullanır. Acıyı hoş bir şekilde ifade etmenin zor olduğu ya da amaç doğrudan birini incitmeden bir şey söylemek olduğu zaman kullanılır. Edebi eserlerdeki alaycılığın temel amacı, okuyuculara öykülerin gerçek görünmesi için bir lezzet katmaktır.

https://www.poetryfoundation.org/poems/56968/speech-friends-romans-countrymen-lend-me-your-ears

https://www.antoloji.com/gidilmeyen-yol-siiri/

https://literarydevices.net/sarcasm/

https://www.sparknotes.com/nofear/shakespeare/hamlet/page_30/

https://www.poetryfoundation.org/poems/44266/mending-wall

https://www.poetryfoundation.org/poems/44272/the-road-not-taken

https://www.sparknotes.com/nofear/lit/the-canterbury-tales/general-prologue/page_6/

https://www.merriam-webster.com/words-at-play/wherefore-meaning-shakespeare


BENZER YAZILAR

Atatürk'ün Baş ucu Kitapları

Atatürk'ün hayatında büyük iz bırakan baş ucu kitapları hakkında özet bilgiler

Samsatlı Lukianos: İlk Erken Bilim Kurgu

Günümüzde Adıyaman sınırlarında yer alan Samsat'ta doğan düşünür, retorikçi, yazar Lukianos ve tarihin ilk erken bilim kurgu romanı.


Paylaş