Kastrato Nedir? Neden Ortaya Çıkmıştır?

Yazar: Bahar Çelik-Boğaziçi Üniversitesi

Kastrato Nedir?

16. yüzyılın ortalarında Avrupa’da, özellikle de İtalya’da; soprano, mezzo-soprano ve kontralto gibi kadın seslerine çıkmaları için ergenlik çağından önce hadım edilmiş erkek şarkıcılara kastrato denir. Papa, kadınların kilise korosunda ve sahnede yer almalarını yasakladığı için gerekli kadın sesleri yıllarca kastratolar sayesinde karşılanmıştır. 

Bu işlemin erkek şarkıcılar için birden çok zararı vardı. Sanatçıların testosteron hormonu eksikliğinden dolayı tiz sese sahip olmalarının yanı sıra kemiklerinde olağandışı gelişimler görülürdü. Bu anormalliklerin arasında en sık görülenler uzun boy ve geniş göğüs kafesiydi. Geniş göğüs kafesleri sayesinde nefeslerini kullanma kapasiteleri normal bir sanatçıya göre oldukça artardı. Bunun yanı sıra, yapılan bir araştırmaya göre 1700’lerde, her sene ortalama 8 yaşında 4.000 erkek çocuğu hadım edilirdi ve bunların yaklaşık %20’si hayatını kaybederdi. Kilise, herhangi bir organın hayati tehlike haricinde kesilmesini yasaklamasına rağmen, bir diğer deyişle kastrasyonun yasa dışı olmasına rağmen, kastratoların kilise korosundaki varlığı yadsınamaz.

Kadın sesi kilisede yasaklandığında bu sesleri karşılamak için tiz partisyonları taklit eden falsetto sesi kullanılmıştır. İnce ses aralıklarını ergenlik dönemlerinin başlamasıyla kaybeden erkekler, korodaki yerlerini ancak kısa bir süre koruyabilmişlerdir. Bu sesin muhafaza edilebilmesi için ergenliğe erişmemiş erkek çocuklarının hadım edilmesine başvurulmuştur. Genellikle yoksul ailelerden gelen erkek çocuklar, çoğunlukla ailelerinin talebi üzerine hadım edilerek uzun bir koristlik eğitimi sürecinden geçmişlerdir. Kilisede tarafından yasal olmayan bu işlemi yasallaştırmak için attan düşme, zarar görme gibi yalanlar söylenmiştir. 

Peki kastratoların sesi nasıl duyuluyordu? Onlara ait tek ses kaydına, son kastrato olan Alessandro Moreschi’nin Vatikan’da bulunan Sistine Şapeli’nde gerçekleştirdiği performansı sayesinde ulaşabiliyoruz. 

Kastratoların Altın Çağı

Kastratoların macerası kilisede başlayıp bitmesine rağmen, altın çağlarını 17. ve 18. yüzyıllarda operada yer almaya başlayınca yaşamışlardır. Operada sahne yıldızı olarak ününü kazanan isimlerin başında Carlo Maria Broschi, sahne ismiyle Farinelli ve kontralto sesiyle tanınan Francesco Bernardi, sahne ismiyle Senesino gelir. 

Farinelli, soprano ses rengiyle 18. yüzyılın en büyük opera sanatçısı oldu ve tüm Avrupa’da sahne aldı. Viyola gibi çeşitli enstrümanlar çalma yeteneğinin yanı sıra arya yazma konusunda da yetenekliydi. Operada geçen günlerinden sonra İspanya kralının özel müzisyeni oldu. Kral V. Philip’in depresyonun tedavisi amacıyla Farinelli, dokuz sene boyunca sarayda özel konserler verdi. Kral hayatını kaybettikten sonra İspanya’dan ayrıldı ve Bologna, İtalya’ya taşınarak 1782’de hayata gözlerini yumdu.

Belçikalı yönetmen Gérard Carbiau tarafından 1994 senesinde Farinelli tekrar hayata döndü. Akademi Ödülleri’ne aday gösterilen bu film, Farinelli’nin biyografisini ele alır. Farinelli’ye ait ses kaydı bulunamasa da filmin yapım sürecinde ses mühendislerinin kontrtenor ve soprano seslerini birleştirmeleri sonucunda Farinelli’nin sesini hayal edebiliyoruz.

Film, en ünlü kastrato Carlo Maria Broschi ve Barok Dönemi’nin en önemli bestecilerinden  Handel’in hayatını ekrana sunarken büyüleyici sahne ve kostüm tasarımlarıyla Avrupa’ya hâkim olan Barok Dönemi özelliklerini yansıtıyor. Ricardo’nun yazdığı operaları kardeşi Farinelli’nin seslendirerek bir uyum içinde çalışmalarını anlatan filmde Handel’in olaya dahil olmasıyla bozuluyor. Sanatın çeşitli dallarından doğan bu film, konusuyla ve inişli çıkışlı dönemi izleyici karşısına sunmasıyla tüm sanatseverlerin ilgisini çekiyor. 

Opera janrının değişerek opera seriadan (trajik, ciddi konuları ele alır) opera buffaya (gülünçlü, komik opera) yönelmesi sonucu, bir başka deyişle gerçekçi erkek sesi isteği sonucu ve tenorların bel canto tekniğinin (parçada duygusal farklılıkların vurgulanması, şarkı sözünün anlamlanması) yükselmesiyle kastratoların operadaki yeri sarsılmıştır. Napolyon’un İtalya’yı 18. yüzyılın ikinci yarısında fethetmesi sonucunda kastrasyon yasaklanmış ve 1730’ların sonunda ekonominin canlanmasıyla birlikte kadınların sahneye çıkma yasağı sona ermeye başlamıştır. 

Kastratonun Günümüzdeki Yeri

Yazıldığı dönemden sonra tekrar popüler olmaya başlayan opera seria janrında, Handel gibi bestecilerin eserlerinde kastrato rolü epey aktiftir. Bu rol için ilk olarak kadın sanatçılar düşünülse de kahramansı görünüm ve ses tınısı açısından kastratonun yerini karşılayamayacakları için seyircilerde rahatsız edici bir algı oluşabilir. Tenor ya da bas söyleyen erkek sanatçılar da bu dengeyi sağlayamayacağı için en uygun rol kontrtenor tarafından karşılanır. Kontrtenorlar falsetto tekniğini kullanarak soprano ya da alto sesine erişebilirler. Kontrtenorlar sayesinde kastrato rolünü etkili bir şekilde seyirciye sunabilen ünlü isimlerden birisi de Jochen Kowalski.

Kaynakça:

https://www.classicfm.com/discover-music/what-is-a-castrato/

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/643853

https://www.forbes.com/sites/kristinakillgrove/2015/06/01/castration-affected-skeleton-famous-opera-singer-farinelli/#1e4222e92db4

https://operavision.eu/en/library/features/castrati


BENZER YAZILAR

Programlı Müzik: Disiplinlerin Müzikte Buluşması

Programlı müzik nedir? Programlı müziğin çıkışı ve eserlerde kullanışı hakkında bilgiler.

Anılarda İsmet İnönü’nün Batı Müziği Sevgisi

Bu yazıda tanıklıkların da yardımıyla İsmet İnönü’nün müziğe ilgisi incelenecek.


Paylaş