Türkçeye "Ölü Ozanlar Derneği" olarak çevrilen, verdiği öğretiler ile eğitimin sadece akademik bilgilerden oluşmadığını gösteren ve kendi sesimizi bulmamızda yardımcı olacak filmin eleştirisi

Genel Bilgiler

Film ülkemizde 1990 yılında “Ölü Ozanlar Derneği” ismiyle vizyona girmiştir. Filmin yönetmeni Peter Weir, senaristi ise Tom Schulman’dır. Film ayrıca En İyi Özgün Senaryo Oscar'ı almıştır. Başrolünde usta aktör Robin Williams‘ın oynadığı filmin IMDb puanı 8,1/10’dur.

Eğitim konusunda kalıplaşmış düşüncelere baş kaldıran ve içerisindeki öğretileri ile günümüzde birçok filme ilham kaynağı olmuş film, adeta bir başyapıt niteliğindedir.

Filmin Konusu  

1950’li yıllarda geçen film oldukça disiplinli, gelenekçi ve saygın bir okul olan Welton Academy'e, düşünce olarak diğer öğretmen ve yöneticilerden farklı olan yeni edebiyat öğretmeni John Keating’in atanması ile başlar. Keating aynı zamanda bu okulun eski mezunlarındandır. Okulun ne kadar disiplinli ve gelenekçi olduğunu birinci elden bilen Keating, öğrencilerine klasik öğretim teknikleri yerine kendine has, farklı ve eğlenceli tekniklerle öğretim gösterir. Ancak geleneklere ve kurallara oldukça önem veren okulun bu durumu fark etmeleri uzun sürmeyecektir ve Keating’i engellemeye çalışacaklardır.

Aynı zamanda Keating bu okulda okurken, arkadaşları ile Ölü Ozanlar Derneği adlı bir kulüp kurmuşlardır. Bu kulübün varlığını eski bir yıllıktan fark eden yedi öğrenci bu kulübün peşine düşeceklerdir ve çıktıkları bu yolculukta kendi seslerini bulmaya çalışacaklardır.

Film aynı zamanda daha sonra birçok filme ilham olan öğretileri ile de dikkat çeker. Keating öğrencilerinin her zaman farklı düşünmelerini ve empati yapmalarını isteyen bir öğretmendir. Filmde geçen “Kendime, her şeye sürekli farklı açılardan bakmamız gerektiğini hatırlatmak için masaya çıktım” sözü bu konuya örnektir. Eğitimin sadece akademik bilgilerden ibaret olmadığını düşünen öğretmen, öğrencilerine hem hayat yolculukları için yol gösterir hem de kendilerini bulmalarına yardımcı olur. 

-Spoiler-

Film öğretilere ve şiire romantizm akımı ile yaklaşsa da aslında oldukça realist bir bakış açısı ile sunulmuştur. Filmde geçen sözler iç açıcı ve umut dolu olsa da yaşanılanlar hayatın ta kendisidir, bu yüzden gerçeklerin yüzümüze vurulması filmin artılarındandır. Film özgür olmayı, anı yaşamayı, empati kurmayı, farklı olmayı ve kendi sesimizi bulmayı öğütler. Ancak filmde geçen “Meydan okumanın zamanı ayrı, ihtiyatlı olmanın zamanı ayrı. Akıllı insan, hangisinin icap ettiğini bilir” sözü ve bu duruma verdiği somut örnekleri ile bizlere öğretileri nasıl uygulamamız gerektiğini de gösterir.

Filmle ilgili bir sıkıntı ise oldukça yoğun konusuna rağmen oldukça kısa sürmesidir. Bazı olayların üzerinde durulmadan hızlıca geçilmiştir ve genelde olaylar sonrasında karakterlerin yaşadıklarına çok önem verilmemiştir. Filmde kesilmiş önemli sahneler vardır. Bu sahnelere aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.

  -Spoiler-

Film Hakkında İlginç Bilgiler

1. Robin Williams’ın oynadığı John Keating karakteri senarist Schulman’ın gerçek öğretmenlerinden esinlenilerek yaratılmıştır. Schulman'ın bu konuda ilham aldığı öğretmenlerinden birisi olan Mr. Pickering, yazdığı bir makalede bu etkileyici öğretim tarzı ile ilgili “Böyle şeyleri öğrencileri uyanık tutmak için değil, kendimi eğlendirdiğim için yapıyorum” demiş ve eklemiş “Eğer ben eğlenirsem çocuklar da eğlenir, hatta belki yazmak ve okumaktan bile mutlu olabilirler”

2. Filmin yapımcı stüdyosu filmi müzikale dönüştürmeyi düşünmüştür. Hatta filme “The Sultans of Strut” başlığını ön görmüşlerdir. Daha sonra bundan vazgeçilmiştir.

3. Orijinal senaryo metninde öğretmen John Keating kanserden hayatını kaybeder. Öğretmenin anı yaşa ifadelerini desteklemek amacıyla yazılmış bu sahne ile ilgili yönetmen Weir, senarist Schulman’a “Film bu sahne olmadan da yeterince güçlü, bunun nedenini açıklamak zorunda değilsin” demiştir.

4. Robin Williams’ın diyaloglarının çok büyük bir kısmı doğaçlamadır. Usta oyuncu filmin başında karaktere alışmakta biraz zorluk çekmiş ancak alıştıktan sonra oldukça hevesli bir şekilde ve adeta karakteri yaşayarak oynamıştır. Hatta kendisi John Keating karaketerinin her zaman olmasını istediği öğretmen karakteri olduğunu söylemiştir.

5. Yönetmen Weir, filmdeki genç aktörleri rollerine daha yakın hissetmeleri için film çekimi sırasında onları, filmde kullanılan yurtta konaklatmıştır. Ayrıca yine aynı sebepten film, sinemada az kullanılan bir teknik olan kronolojik sıra ile çekilmiştir. Bu sayede karakter gelişimi daha iyi yansıtılmış ve film efsaneler arasında yerini bulmuştur.

6. Todd’un karda olan sahnesi aslında bir iç mekan sahnesidir, ancak yönetmen karın yağmaya başladığını görünce bu sahneyi karda çekmek istemiştir. Çekim için hazırlıklar yapıldığı sırada karın yağışı yavaşlamaya başlamıştır ancak yönetmen sahnenin karda çekilmesi için ısrarcıdır, bu yüzden Todd karakterini oynayan Ethan Hawke'nin üzerinde ciddi bir baskı oluşmuştur. Çünkü karın bir daha ne zaman yağacağı belli değildir ve sahneyi tek tekrarda çekmek durumundadırlar. Ancak genç oyuncu bu tek şansını oldukça iyi değerlendirir ve ortaya oldukça güzel bir sahne çıkar.

Oyuncular ve Yönetmen

Filmin yönetmeni Peter Weir, senaristi Tom Schulman’dır. Tom Schulman bu filmi ile En İyi Özgün Senaryo Oscar'ı almıştır. Filmin yapımcı şirketi Walt Disney’in eski Amerikan film dağıtım şirketi olan Touchstone Pictures’dır. Filmin başrolünde Robin Williams bulunmaktadır. Öğrenci rollerinde ise House Md dizisinden tanıdığımız Robert Sean Leonard, Before Üçlemesinden tanıdığımız Ethan Hawke, Josh Charles, Gale Hansen, Dylan Kussman, James Waterston ve Allelon Ruggiero bulunmaktadır.

Sağdan sola Gale Hansen, Allelon Ruggiero, Robin Williams, Ethan Hawke, Dylan Kussman, (yukarıdaki) James Waterston, (aşağıdaki) Robert Sean Leonard, Josh Charles

Robin Williams

Robin McLaurin Williams, 21 Temmuz 1951’de Illinois Chicago’da doğmuştur. Annesi eski bir manken babası ise Ford şirketinin Lincoln bölümünde yöneticidir. 2001 yılında Inside the Actors Studio'da verdiği bir televizyon röportajında Williams, annesinin mizahı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ve küçükken dikkatini çekmek için annesini güldürmeye çalıştığını söylemiştir. Mezun olduğu lisede sınıf arkadaşları tarafından “Başarılı olması en mümkün olmayan” ve “En komik” olarak nitelendirilmiştir.

Claremont Men's College’da Siyasal Bilimler dalında yüksek öğrenimine başlayan Williams daha sonra tiyatroya başlamak istediği için okulu yarım bırakmıştır. Daha sonra konservatuara başlayan Williams üç yıllık oyunculuk eğitimin ardından 1976 yılında okuldaki hocalarından aktör John Houseman'ın kendisine öğretilebilecek hiçbir şey kalmadığı gerekçesiyle söylediği okuldan ayrılma tavsiyesine uyarak konservatuvarı bırakmıştır.

Okuldan sonra San Francisco’da gece kulüplerinde ve barlarda stand-up yapmaya başlamıştır. Daha sonra televizyon sektörüne atılan Williams, başrolünde olduğu “Mork & Mindy” adlı sitcom ile ismini ilk defa duyurmuştur. Özellikle film dünyasındaki rolleri ile bilinen Williams ilk olarak Can I Do It 'Till I Need Glasses? filminde küçük bir rolü canlandırmıştır. Daha sonra Popeye filminde canlandırdığı Temel Reis karakteri ve başrolü olduğu The World According to Garp filmi ile ismin iyice duyurmuştur. Good Morning Vietnam ve Dead Poets Society filmleri ile Oscar’a aday olmuş, 1997 yılında Good Will Hunting(Can Dostum) filmi ile Oscar almıştır. Mrs. Doubtfire, Jumanji, Alaaddin ve Patch Adams filmleri ile de bilinen Williams 38 yıllık oldukça başarılı kariyerine onlarca film sığdırmıştır.

Robin Williams, 11 Ağustos 2014’de Kaliforniya'daki evinde ölü bulunmuştur. Yapılan otopsi sonucunda kendisini asarak intihar ettiği anlaşılmıştır. Williams'ın eşi Susan Schneider, Williams'ın ölümünden bir süre önce Parkinson hastalığının özel bir türü olan Lewy Cisimcikli Demans’ın ön safhasında olduğunu öğrendiğini ve bu nedenle depresyona girdiğini belirtmiştir. Naaşı 12 Ağustos'ta yakılmış ve külleri San Francisco Körfezine dökülmüştür.

Robin Williams verdiği bir röportajında oynamaktan en zevk aldığı filmin Dead Poets Society olduğunu söylemiştir. Biz de yazımızda onu tekrar anıyoruz ve onun sözlerinden birisi ile bitiriyoruz.

“No matter what people tell you, words and ideas can change the world.” (İnsanlar sana ne derse desinler kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir.)

Film Müzikleri

Filmin müzikleri Fransız besteci Maurice Jarre tarafından yapılmıştır.

The Dead Poet Society - To the Cave

https://www.youtube.com/watch?v=Tsvemw-8BRU&list=PLVmUPM7XU-esg1A-_6VXNFZ3zhb3q9E7v&index=2

“Carpe Diem”

https://www.youtube.com/watch?v=ovyfbirtPLs&list=PLVmUPM7XU-esg1A-_6VXNFZ3zhb3q9E7v&index=1

Filmin kapanış müziği olan “Keating's Triumph” adlı şaheser.

https://www.youtube.com/watch?v=fYvffYsiRh8&list=PLVmUPM7XU-esg1A-_6VXNFZ3zhb3q9E7v&index=3

“Neal”

https://www.youtube.com/watch?v=JOYUJSbhQ9M&list=PLVmUPM7XU-esg1A-_6VXNFZ3zhb3q9E7v&index=9

Kaynaklar

https://www.mentalfloss.com/article/59232/15-facts-about-dead-poets-society

https://en.wikipedia.org/wiki/Dead_Poets_Society

https://en.wikipedia.org/wiki/Robin_Williams

 


BENZER YAZILAR

Hakikatin ve Gerçekliğin Işığında: Elly Hakkında

Bir grup arkadaşın gittikleri bir hafta sonu tatilinde Elly isimli kadının kaybolması ve bununla birlikte ortaya çıkan birçok gerçeklik sorunsalına odaklanan 2009 yapımlı İran filmi.

Gibi: Olayların ve Çaresizliklerin Cisimleşmiş Hali

Feyyaz Yiğit ve Aziz Kedi’nin, Yılmaz ve İlkkan adlı iki arkadaşın içine düştükleri komik durumları kaleme aldıkları “Gibi” dizisinin incelemesi.


Paylaş